Header Ads

Gideceği limanı bilmeyen yelkenliye hiçbir rüzgar yardım edemez
Son Yazdıklarım
recent

COVİD-19 HAKKINDA NOTLARIM

KORONA
COVİD-19 HAKKINDA NOTLAR
     
     Artık her evde renkli televizyonun bulunduğu 1990 sonrası bir dönemden geçerek,  2000'li yıllara yeniliklerin coşkusuyla girdik. Değişim ve gelişim rüzgarları her geçen gün daha da hissediliyordu. Bilgisayar ile internet kullanımı yaygınlaşıyor ve kolay ulaşılabilir olmak konusunda bizlere göz kırpıyordu. Tüplü televizyon arkasına tığ sokarak anten yaptığımız dönemleri yaşayanlar, bugün  cepte TV izlediğimiz dönemlere geldikleri için ne demek istediğimi daha iyi anlayacaklardır.

Bilginin ulaşılabilirliğinin kolaylaşması ve paylaşımının tarihte görülmemiş kadar artması, yeniliklerde sıçramaya sebep olmuştu.Endüstri 4.0, Merih'e yolculuk, 5G, Fiber hızda internet, Startuplar, elektrikli araç, yazılım ve kodlamanın önemi, Hyperloop, mikroçip gibi konuların konuşulduğu ve gelecek tahminin zorlaştığı şu zamanlarda bir sabah tüm beklentilerimizin dışında bir salgın ortaya çıkıp geldi ; Covid-19

Savaşta bulduk kendimizi ;

Tank yok,

Miğfer yok,

Düşman gözle görülmüyor...

Kazananı yok...

Dünya nüfusunun hiç olmadığı kadar kalabalık olduğu, teknolojinin, bilim ve fenin yeni zirvelerinin test edildiği bir zamanda hiç tecrübe edilmemiş bir salgın ile burun buruna geldik. Dünya bir anda motor kapatmak zorunda kaldı.

Dünya ekonomi devi Çin geçte olsa karantina uygulamalarını başlattı. Fabrikalarını durdurdu.Tüm ülkeler ilk etapta sınırlarını komşularına kapattı. Dünya turizminin bu yıl için selası okunuyordu. Selayı duyan ve tehlikeyi geçte olsa fark eden Amerika Merkez Bankası FED, sermayeye olan ulaşımı kolaylaşmak, krizi yumuşatmak adına olağanın dışında mart ayında art arda iki kez faiz indirimine gitti ve Amerikan Hükümeti hasar görecek olan sektörleri kurtarmak ve aile fertlerinin yaşayacağı krizin sancısını dindirmek için narkoz vermek yani ekonomik paketler açıklamak zorunda kaldı. Diğer dünya merkez bankaları ve hükümetler bu duruma kayıtsız kalamayarak aynı şekilde birbirinin ardına faiz indirimi, sosyal ve finansal yardım paketleri açıklanmaya başladılar. Müdahaleler ve yardımlar yağmur oldu yağdı.

Mücadele kapsamında eşi görülmemiş kısıtlamalar getirildi.Sokaklar artık bilim kurgu filmlerindeki gibi terk edilmiş bir görüntü çizdi.Hayatın rengi soluk griye çalıyordu.

Atılan adımları hep birlikte gördük ve yaşadık, ben bu sürecin olumlu gördüğüm kısımlarını buraya madde madde not etmek istiyorum;

İSTANBUL-ULUDAĞ
İSTANBUL'DAN ULUDAĞ MANZARASI(EN TEPEDE KARLI KISIM)
(A İNANMAZSAN DAYIYA SOR )
1- Herkes gibi benimde ilk aklıma gelen hava kirliliğinin hızla azalması, bununla birlikte trafik kazalarının azalması ve araç gürültü sorununun ortadan kaldırması oldu. Ayrıca bir haberde İstanbul'dan Uludağ'ın görüldüğünü okuduğumda inanamadım.

 2- Birçok işin evlerden yapılabileceğini, kar ve kazanma hırsı yüzünden gereksiz olarak insanların ne kadar çok çalıştırıldığını esasen bizim bize yettiğimizi gördük.Pazartesi sendromu diye bir şeyin olmadığını aslının manasız bir şımarıklık olduğunu ,çalışabildiğimiz her anın ne kadar kıymetli olduğunu anladık.Video konferansların tekrardan icadına şahitlik ettik.

3-Sadece bayanların değil erkeklerin de ev işlerinde görevli olduğunu, insan sağlığının ne kadar kıymetli olduğunu, hastanelerde doktor ve hastalarda gördüğümüz maskelerin ne işe yaradığını, nasıl kullanıldığını ögrendik. El sabunlamayı ögrendik. Dezenfektan ve kolonya ile adeta banyo yaptık.Virüsle mücadele kapsamında günlük hayatımızda bizimle birlikte var olan diğer namuslu,efendi virüslerin de icabına baktık.Kurunun yanında yaşta yandı.

4-Kendimize ve ailemize zaman ayırma fırsatı bulduk. Kitap okuma oranları arttı.Hapis olmanın ne kadar zor olduğunu ögrendik. Doğanın üzerinden elimizi çekince kendi kendine nasıl normale dönmeye başladığını, kendini onardığını, denizlerin temizlendiğini, yunusların meydana çıkıp dans ettiklerini gördük.

5-Paranın yenilemeyen bir şey olduğunu, üretim durunca o kalabalık nüfusu, yüksek kişi başı gelirleri, refah seviyeleri gibi parametreleri ile böbürlenen devletlerin kendilerini uçurumun kenarında nasıl  bir anda  bulduklarını gördük.

6-Sağlıkçılara, öğretmenlere, polislere, işçilere hak ettiği değeri vermediğimizi, hayatın birçok alanında işimizi zorlaştırdığımızı ve kendi setlerimizi çektiğimizi gördük.

7-Kredi kartı kullanımı ile internetten alışverişi artırdık. Özellikle gıda siparişlerinde satış ve hizmet kapasitesinin üzerine çıktık ve "Bu değirmenin suyu acaba nereden geliyor ? " diyerek tarımın önemini hatırladık.

Aynı ülkede değil aynı Dünya'da yaşadığımızı hatırladık. Ne kadar çok olanaklarımız varmış dedik, bu süreç zenginliklerimizin ve imkanlarımızın farkına varmamıza yardımcı oldu. Mesela bu sebeple makaleyi yazmış bulundum.

"Sen de şimdi yere göğe sığdıramadın şu virüsü meğerse ne faydalı imiş."diye yazıyı okuduktan sonra içinden geçirenler olacaktır.

Ee gülüm, daha topa vurmamış futbolcuların hava alanlarında omuzlarda taşındığını görerek büyüdük biz, olsun o kadar da :)

Selametle
                                                                             
                                                                                    "Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
                                                                                           Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi"


Hiç yorum yok:

Öne Çıkan Yayın

Kripto Piyasasının Geleneksel Piyasalara Göre Avantajları

Kripto Piyasalarının, Geleneksel Menkul Kıymetler Piyasalarına göre olan avantajlarına değinmek istiyorum. ( Geleneksel MK piyasasından kast...

Blogger tarafından desteklenmektedir.